Anasayfa / Uzun Masallar / Su Perileri Masalı

Su Perileri Masalı

Işıkgöl'de yaşayan su perilerinin doğayı ve su kaynaklarını koruduğu, çocuklara çevre bilinci kazandıran 3D animasyon masal görseli.

Bir varmış, bir yokmuş. Uçsuz bucaksız ormanların, yemyeşil tepelerin ve berrak derelerin bulunduğu bir ülkede, insanların pek bilmediği gizemli bir göl varmış. Bu gölün adı Işıkgöl’müş. Gölün suları gündüzleri kristal gibi parlarken geceleri ay ışığını binlerce yıldız gibi yansıtırmış.

Işıkgöl’ün en büyük sırrı ise içinde yaşayan Su Perileriymiş.

Bu periler insanların anlattığı masallardaki gibi gösterişli saraylarda yaşamazlarmış. Onların evleri nilüfer yapraklarının altında, renkli su çiçeklerinin arasında kurulmuş küçük kristal yuvalarmış. Her biri doğayı korumakla görevliymiş.

Perilerin lideri Bilge İnci adında yaşlı bir periymiş. Saçları gümüş gibi parıldar, gözleri göl kadar berrak olurmuş. Bilge İnci sık sık genç perilere şöyle dermiş:

“Su yaşamdır. Suyu koruyan, hayatı korur.”

Genç periler bu sözü ezbere bilir ama anlamını tam olarak kavrayamazlarmış.

Periler arasında Mercan adında çok meraklı bir peri yaşarmış. Her şeyi öğrenmek ister, sürekli sorular sorarmış.

Bir gün Mercan, Bilge İnci’nin yanına gitmiş.

“Bilge İnci,” demiş, “neden sürekli suyu korumamız gerektiğini söylüyorsun? Gölümüzde zaten çok su var.”

Bilge İnci gülümsemiş.

“Bunu öğrenmenin zamanı geldi. Yarın seni önemli bir göreve göndereceğim.”

Mercan heyecanla sabahı beklemiş.

Ertesi gün güneş doğarken Bilge İnci ona küçük bir kristal pusula vermiş.

“Bu pusula seni gölümüzü besleyen kaynaklara götürecek. Yolculuğun boyunca gözlerini ve kalbini açık tut.”

Mercan pusulayı alıp yola koyulmuş.

Önce küçük bir dereye ulaşmış. Dere eskiden pırıl pırıl akarmış ama şimdi kıyılarında çöpler birikmiş.

Mercan şaşkınlıkla etrafa bakınırken yaşlı bir kaplumbağa görmüş.

“Buraya ne olmuş?” diye sormuş.

Kaplumbağa üzgün bir şekilde cevap vermiş:

“İnsanlar piknik yapmaya geliyor ama bazen çöplerini toplamadan gidiyorlar. Plastik şişeler ve paketler suyu kirletiyor.”

Mercan dereye dikkatlice bakmış. Küçük balıkların bazıları kirli bölgelerden uzak durmaya çalışıyormuş.

O an Bilge İnci’nin sözlerini biraz daha anlamaya başlamış.

Yoluna devam etmiş.

Bir süre sonra yemyeşil bir ormana ulaşmış. Ancak bazı ağaçların kesildiğini fark etmiş.

Bir sincaba yaklaşmış.

“Buradaki ağaçlar neden azalmış?” diye sormuş.

Sincap iç çekmiş.

“Ağaçlar azalınca yağmurlar da değişiyor. Toprak suyu tutamıyor. Dereler daha çabuk kuruyor.”

Mercan şaşkınlık içinde kalmış.

“Ağaçlarla suyun ne ilgisi var?”

Sincap gülümsemiş.

“Ağaçlar toprağın dostudur. Kökleri suyu korur. Onlar olmazsa yağmur suları hızla akıp gider.”

Mercan yeni bir şey öğrenmişti.

Yolculuğuna devam ederken pusula onu yüksek dağların arasındaki bir kaynağa götürmüş. Burası Işıkgöl’ü besleyen en önemli su kaynağıymış.

Kaynağın başında yaşayan beyaz bir turna kuşu varmış.

Turna, Mercan’ı görünce selam vermiş.

“Hoş geldin küçük peri.”

Mercan etrafa bakmış.

Burası tertemizmiş.

“Buradaki su neden bu kadar temiz?” diye sormuş.

Turna cevap vermiş:

“Çünkü burada yaşayan tüm canlılar birbirine saygı duyar. Kimse doğaya zarar vermez. Herkes ihtiyacı kadarını kullanır.”

Mercan düşünmeye başlamış.

Demek ki temiz su kendiliğinden oluşmuyormuş. Onu korumak gerekiyormuş.

Tam o sırada kaynağın suları aniden dalgalanmaya başlamış.

Mercan korkuyla geri çekilmiş.

Suların içinden mavi ışıklı bir küre yükselmiş.

Kürenin içinden yumuşak bir ses duyulmuş:

“Ben Su Hafızası’yım.”

Mercan şaşkınlıkla bakmış.

“Su Hafızası mı?”

“Evet,” demiş ses. “Ben yeryüzündeki bütün suların gördüklerini hatırlarım.”

Küre parlamaya başlamış.

Mercan geçmişten görüntüler görmüş.

Tertemiz nehirler…

Gür ormanlar…

Mutlu hayvanlar…

Sonra başka görüntüler belirmiş.

Kirlenmiş dereler…

Kurumuş göletler…

Susuz kalan canlılar…

Mercan’ın gözleri dolmuş.

“Bu çok üzücü.”

Su Hafızası yavaşça cevap vermiş:

“Doğa kendini yenileyebilir. Ama insanların ve tüm canlıların yardımı gerekir.”

Mercan başını sallamış.

“Ben ne yapabilirim?”

“Öğrendiklerini paylaşabilirsin. Bilgi de su gibi yayılır.”

Mercan teşekkür edip geri dönmeye başlamış.

Yol boyunca gördüklerini düşünmüş.

Çöpler suyu kirletiyordu.

Ağaçlar suyu koruyordu.

Temiz kaynaklar dikkatli davranıldığı için temiz kalıyordu.

Ve en önemlisi, herkes doğa için küçük de olsa bir şeyler yapabilirdi.

Nihayet Işıkgöl’e ulaşmış.

Tüm periler onu merakla karşılamış.

Bilge İnci gülümseyerek sormuş:

“Ne öğrendin?”

Mercan heyecanla anlatmaya başlamış.

Derenin kirliliğini…

Sincabın söylediklerini…

Turna kuşunu…

Ve Su Hafızası’nı…

Tüm periler dikkatle dinlemiş.

Mercan sözlerini şöyle bitirmiş:

“Eskiden suyun sonsuza kadar var olduğunu sanıyordum. Ama onu korumazsak zarar görebileceğini öğrendim. Su yalnızca bizim değil, bütün canlıların yaşam kaynağı.”

Bilge İnci gururla başını sallamış.

“İşte şimdi sözümün anlamını gerçekten öğrendin.”

O günden sonra Su Perileri yeni görevler üstlenmiş.

Bazıları dere kenarlarını temizliyormuş.

Bazıları kuruyan bitkilere yardım ediyormuş.

Bazıları da çocukların rüyalarına girip onlara doğayı korumanın önemini anlatıyormuş.

Rivayete göre bugün bile bir çocuk yere çöp atmak yerine çöp kutusuna attığında, bir fidan diktiğinde veya suyu gereksiz yere açık bırakmadığında, Işıkgöl’deki Su Perileri sevinçle gülümsüyormuş.

Çünkü onlar biliyormuş ki dünyayı koruyan büyük kahramanlar her zaman devler ya da büyücüler değildir.

Bazen bir damla suyu israf etmeyen bir çocuk da gerçek bir kahraman olabilir.

Ve masal burada bitse de Su Perileri’nin doğayı koruma hikâyesi hâlâ devam ediyormuş.

Gökten üç damla su düşmüş.

Biri doğaya,

Biri iyiliğe,

Biri de bu masalı dinleyen çocukların kalbine…

Bu masal, çocuklara suyun yaşam için ne kadar değerli olduğunu eğlenceli bir hikâye aracılığıyla anlatmayı amaçlamaktadır. Su Perileri’nin macerası sayesinde çocuklar çevreyi koruma, su tasarrufu yapma ve doğal kaynaklara saygı duyma konusunda farkındalık kazanabilirler. Masal boyunca işlenen doğa sevgisi, sorumluluk bilinci ve iş birliği gibi değerler, çocukların günlük yaşamlarında olumlu alışkanlıklar geliştirmelerine destek olur. Okuma sonrasında çocuğunuzla suyu nasıl tasarruflu kullanabileceğiniz ve doğayı korumak için neler yapabileceğiniz hakkında sohbet ederek masalın eğitici yönünü daha da güçlendirebilirsiniz.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir