Bir zamanlar, yemyeşil tepelerin arasında saklanmış, rengârenk çiçeklerle süslenmiş küçük bir köy varmış. Bu köyde Merak adında, her şeyi öğrenmeyi seven bir çocuk yaşarmış. Merak’ın en büyük tutkusu kitaplarmış. Yeni şeyler öğrenmek, uzak diyarları hayal etmek ve eski zamanların sırlarını keşfetmek onu çok mutlu edermiş.
Bir gün okuldan dönerken köyün dışındaki yaşlı çınar ağacının altında parıldayan bir şey görmüş. Yaklaşınca bunun altın işlemeli, mavi kapaklı eski bir kitap olduğunu fark etmiş.
“Buraya nasıl gelmiş acaba?” diye fısıldamış.
Kitabı açar açmaz sayfalar ışıldamaya başlamış. Sonra hiç beklemediği bir şey olmuş.
Kitap havalanmış!
Merak şaşkınlıkla geri çekilmiş.
“Merhaba küçük dostum,” demiş kitap yumuşak bir sesle.
Merak’ın gözleri kocaman açılmış.
“Sen… konuşabiliyor musun?”
“Elbette,” demiş kitap. “Ben Bilgelik Kitabı’yım. Yalnızca öğrenmeyi seven çocuklara görünürüm.”
Merak heyecandan ne diyeceğini bilememiş.
“Ben sana dünyanın en değerli hazinesini gösterebilirim.”
“Altın mı?” diye sormuş Merak.
Kitap hafifçe gülmüş.
“Hayır. Bilgi.”
Tam o anda kitabın içinden parlak bir ışık yükselmiş. Işık büyüyerek yuvarlak bir kapıya dönüşmüş.
“Bu nedir?” diye sormuş Merak.
“Bu bir Zaman Kapısı. İçeri girmeye cesaretin var mı?”
Merak biraz korkmuş ama merakı korkusundan daha büyükmüş.
“Var!” demiş.
Birlikte kapıdan geçmişler.
Kendilerini devasa taşlardan yapılmış eski bir şehirde bulmuşlar. İnsanlar uzun giysiler giyiyor, büyük meydanlarda konuşmalar yapıyormuş.
“Neredeyiz?” diye sormuş Merak.
“Binlerce yıl öncesindeyiz. İnsanlar burada ilk büyük kütüphanelerden birini kuruyor.”
Meydandaki yaşlı bir bilgin çocukları yanına çağırmış.
“Bilginin değeri nedir?” diye sormuş.
Merak düşünmüş.
“Bilgi sayesinde yeni şeyler öğreniriz.”
Bilgin gülümsemiş.
“Doğru. Ama bilgi aynı zamanda hataları azaltır ve insanlara yol gösterir.”
Sonra bilgin, öğrencilerine gökyüzündeki yıldızları incelemeyi öğretmiş. Merak insanların teleskop olmadan bile gökyüzünü dikkatle gözlemlediğini görünce çok etkilenmiş.
Bir süre sonra Bilgelik Kitabı yeniden parlamış.
“Yeni bir yolculuk zamanı.”
Kapı yeniden açılmış.
Bu kez kendilerini büyük bir atölyede bulmuşlar. Her yerde dişliler, tahtalar ve çeşitli araçlar varmış.
Bir adam büyük bir makinenin başında çalışıyormuş.
“Kim bu?” diye sormuş Merak.
“Bir mucit.”
Mucit çocukları görünce gülümsemiş.
“Bir şeyi icat etmek istiyorsanız önce yüz kez denemeye hazır olmalısınız.”
Tam o sırada yaptığı düzenek bozulmuş.
Merak, “Başarısız oldunuz galiba,” demiş.
Mucit başını sallamış.
“Hayır. Bu yöntemin işe yaramadığını öğrendim. Bu da bir başarıdır.”
Merak bunu duyunca şaşırmış.
Mucit devam etmiş:
“Başarı, vazgeçmeyenlerin ödülüdür.”
Saatler boyunca çalışan mucit sonunda makinesini çalıştırmayı başarmış.
Merak o gün sabrın ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş.
Bir ışık daha belirivermiş.
“Bir sonraki durağımız hazır,” demiş Bilgelik Kitabı.
Kapıdan geçince bu kez kurak bir bölgede bulmuşlar kendilerini. Toprak çatlamış, bitkiler susuz kalmış.
Bir grup çocuk ellerinde küreklerle çalışıyormuş.
“Ne yapıyorlar?” diye sormuş Merak.
“Yağmur sularını toplamak için kanallar açıyorlar.”
Çocuklardan biri yaklaşmış.
“Tek başımıza yapamayız ama birlikte başarabiliriz.”
Herkes görev paylaşımı yapıyormuş. Kimisi taş taşıyor, kimisi toprağı düzeltiyor, kimisi de fidan dikiyormuş.
Merak da yardım etmiş.
Saatler sonra su kanallara ulaşmış ve kurumuş toprak canlanmaya başlamış.
Birkaç hafta geçmiş gibi görünmüş.
Küçük fidanlar yeşermiş.
Kuşlar geri dönmüş.
Çocuklar sevinç içinde zıplıyormuş.
Merak onlara bakarak:
“Birlikte çalışmak gerçekten çok güçlüymüş,” demiş.
Bilgelik Kitabı başını sallamış.
“İnsanların tek başına yapamayacağı birçok şey vardır. Dayanışma büyük bir güçtür.”
Son yolculuk için zaman kapısı yeniden açılmış.
Bu kez çok farklı bir yere gitmişler.
Her yerde ağaçlar, şelaleler ve rengârenk hayvanlar varmış. Ancak bazı bölgelerde çöpler dikkat çekiyormuş.
Ormanda yaşayan yaşlı bir kaplumbağa Merak’a yaklaşmış.
“Doğa bize ev sahipliği yapar,” demiş.
“Biz de onu korumalıyız, değil mi?” diye sormuş Merak.
Kaplumbağa gülümsemiş.
“Doğru söyledin.”
Merak ve diğer hayvanlar birlikte çöpleri toplamışlar.
Plastikler geri dönüşüm kutularına yerleştirilmiş.
Kırılan dallar temizlenmiş.
Kısa süre sonra orman eski güzelliğine kavuşmuş.
Kuşlar daha neşeli ötüyor, kelebekler özgürce uçuyormuş.
Kaplumbağa teşekkür ederek şöyle demiş:
“Doğayı koruyanlar geleceği korurlar.”
Bu söz Merak’ın aklına kazınmış.
Artık eve dönme vakti gelmiş.
Bilgelik Kitabı son kez parlamış ve ikisi çınar ağacının altına geri dönmüşler.
Güneş henüz batmamıştı. Sanki bütün bu yolculuk birkaç dakika sürmüş gibiydi.
Merak heyecanla:
“Bugün çok şey öğrendim!” demiş.
Kitap gülümsemiş.
“Neler öğrendin bakalım?”
Merak düşünerek cevap vermiş:
“Bilginin insanlara yol gösterdiğini öğrendim.”
“Çok güzel.”
“Başarının sabır ve denemekle geldiğini öğrendim.”
“Harika.”
“Birlikte çalışmanın büyük işler başardığını öğrendim.”
“Evet.”
“Ve doğayı korumanın hepimizin görevi olduğunu öğrendim.”
Bilgelik Kitabı memnuniyetle parıldamış.
“İşte gerçek hazine bunlardır.”
Merak kitabı kapatırken son bir soru sormuş:
“Peki seni tekrar görebilecek miyim?”
Kitap cevap vermiş:
“Her yeni kitap açtığında, her yeni bilgi öğrendiğinde ve merak etmeye devam ettiğinde beni yeniden bulacaksın.”
Bunu söyledikten sonra kitap gökyüzüne doğru yükselmiş, altın ışıklara dönüşerek gözden kaybolmuş.
O günden sonra Merak daha çok okumuş, daha çok araştırmış ve öğrendiklerini arkadaşlarıyla paylaşmış. Çünkü artık biliyormuş ki dünyanın en büyük hazinesi altın ya da mücevher değil; öğrenmek, paylaşmak ve iyi bir insan olmakmış.
Ve derler ki, bir çocuk merakla kitap açtığında, Bilgelik Kitabı hâlâ görünmez kanatlarıyla yakınlarda uçarmış.
Gökten üç elma düşmüş: Biri öğrenmeyi seven çocuklara, biri bilgiyi paylaşanlara, biri de doğayı koruyanlara…
Ebeveyn Notu
Sevgili ebeveynler, Uçan Kitap ve Zaman Kapısı masalı çocuklara öğrenmenin değerini eğlenceli bir macera aracılığıyla aktarmayı amaçlamaktadır. Masal boyunca çocuklar; merak etmenin, araştırmanın, sabırlı olmanın ve birlikte çalışmanın önemini keşfederler. Ayrıca doğa sevgisi ve çevreyi koruma bilinci gibi önemli değerlerle tanışırlar. Okuma sonrasında çocuğunuzla masaldaki karakterlerin öğrendiği dersler hakkında sohbet ederek eleştirel düşünme ve yorumlama becerilerini destekleyebilirsiniz. Bu hikâye, çocukların hayal gücünü geliştirirken aynı zamanda olumlu davranışlar kazanmalarına yardımcı olacak eğitici ve keyifli bir okuma deneyimi sunmaktadır.





