Bir varmış, bir yokmuş… Yemyeşil ağaçların gökyüzüne uzandığı, rengârenk çiçeklerin gülümsediği Gülen Orman’da, Casper adında bembeyaz, sevimli bir köpek yaşarmış. Casper’ın en sevdiği şey, arkadaşlarını güldürmekmiş. Her sabah kuyruğunu neşeyle sallayarak ormanda dolaşır, komik sesler çıkarır, eğlenceli danslar yaparmış.
Bir gün Casper, “Bugün herkesi kahkahaya boğacağım!” diye düşünmüş. Önce tavşan Minik’in yanına gitmiş. Havuç taşıyan Minik’e yardım etmek isterken yanlışlıkla havuçları havaya fırlatmış. Havuçlar yağmur gibi yere düşünce ikisi de gülmeye başlamış.
Sonra sincap Fındık’ın yanına gitmiş. Fındık, kış için ceviz topluyormuş. Casper, cevizleri sırtında taşımaya çalışırken ayağı küçük bir dala takılmış. Yuvarlanınca cevizler de onun peşinden “tak tak tak” diye yuvarlanmış. Fındık önce şaşırmış, sonra Casper’ın komik hâline o kadar gülmüş ki gözlerinden mutluluk yaşları akmış.
Tam o sırada yaşlı baykuş Bilge kanat çırparak gelmiş.
“Sevgili Casper,” demiş, “İnsanları güldürmek çok güzel ama onları mutlu etmenin en güzel yolu, aynı zamanda yardım etmektir.”
Casper bunu duyunca düşünmüş.
“Demek ki komik olmak yetmiyor; iyi kalpli olmak da gerekiyor.”
O gün ormanda küçük kirpi Pofuduk’un kaybolduğu haberi yayılmış. Herkes onu aramaya başlamış. Casper ise yere dikkatlice bakmış. Minik pati izlerini takip etmiş. Bir çalının arkasından ince bir ses duymuş.
“Buradayım!”
Casper hemen dalları kenara itmiş. Küçük Pofuduk’u dikkatlice dışarı çıkarmış. Kirpi çok sevinmiş.
Ormandaki bütün hayvanlar Casper’ı alkışlamış.
Kutlama yapmak için büyük meşe ağacının altında toplanmışlar. Casper yine komik dansını yapmış. Bu kez herkes daha da çok gülmüş. Çünkü biliyorlarmış ki Casper sadece eğlenceli değil, aynı zamanda yardımsever bir dostmuş.
O günden sonra Casper, her gün önce ihtiyacı olanlara yardım etmiş, sonra da neşeli oyunlar oynatmış. Gülen Orman’da kahkahalar hiç eksik olmamış. Çocuklar da bu hikâyeyi duydukça hem gülmüş hem de şunu öğrenmişler:
İyilikle yapılan bir gülümseme, dünyanın en güzel hediyesidir. Yardım eden, paylaşan ve nazik davranan herkes gerçek bir kahramandır.
Ve masal burada bitmiş. Gökyüzündeki yıldızlar pırıl pırıl parlamış, çocukların yüzünde tatlı bir gülümseme bırakmış.
Gökten üç elma düşmüş
Biri iyilik yapanlara, biri paylaşmayı sevenlere, biri de bu masalı okuyup kalbine güzel davranışlar ekleyen bütün çocuklara…