Bir varmış bir yokmuş… Yemyeşil tepelerin, rengârenk çiçeklerin ve mis gibi toprak kokusunun yayıldığı uzak bir diyarda, Havuç Krallığı adında neşeli bir ülke varmış. Bu krallıkta tavşanlar, sincaplar, kirpiler ve kuşlar hep birlikte mutlu yaşarmış. Herkes çalışır, paylaşır ve doğayı korurmuş.
Krallığın en neşeli tavşanı ise Bugs Bunny’ymiş. Uzun kulakları, kocaman gülümsemesi ve turuncu havuçlara olan sevgisiyle herkes onu çok severmiş. Bugs Bunny sadece eğlenmeyi değil, yardım etmeyi de çok severmiş.
Bir sabah Havuç Krallığı’nda büyük bir telaş başlamış. Çünkü tarlalarda yetişen havuçlar küçücük kalmış! Çiftçi Tavşan telaşla:
— Böyle giderse kış için yeterince havucumuz olmayacak! demiş.
Krallığın yaşlı bilgesi Bay Kaplumbağa sakince düşünmüş.
— Toprak yorulmuş olabilir. Belki de doğayı yeterince dinlemedik, demiş.
Ama genç tavşanlar bunu pek önemsememiş.
— Daha çok havuç ekelim, daha hızlı büyürler! diye bağırmışlar.
Sadece Bugs Bunny sessizce toprağa bakmış. Toprağın kuru olduğunu fark etmiş. Çevredeki küçük dere de neredeyse kurumuşmuş.
— Belki sorun sadece havuç değildir, demiş Bugs. Doğaya iyi bakmazsak o da bize yardım edemez.
Bunun üzerine Bugs Bunny arkadaşlarını toplamış. Hep birlikte dereyi temizlemişler, susuz kalan çiçekleri sulamışlar ve toprağı dinlendirmek için yeni fideler ekmişler. Kuşlar ağaç dallarına tohum taşımış, sincaplar toprağı havalandırmış.
Günler geçmiş…
Bir sabah güneş doğarken tarlalarda minicik yeşil yapraklar belirmeye başlamış. Ardından kocaman, parlak turuncu havuçlar büyümüş! Havuç Krallığı yeniden eski neşesine kavuşmuş.
Çiftçi Tavşan şaşkınlıkla:
— Demek ki sadece çalışmak yetmiyormuş. Doğayı korumak da gerekiyormuş, demiş.
Bay Kaplumbağa gülümsemiş:
— Doğa, ona sevgi gösterenleri ödüllendirir.
O günden sonra Havuç Krallığı’nda herkes toprağa, suya ve ağaçlara daha dikkatli davranmış. Bugs Bunny ise çocuk tavşanlara hep şu sözü öğretirmiş:
— “Paylaşmayı bilen, doğayı seven ve sabırlı olan herkes gerçek bir kahramandır.”
Ve o günden sonra Havuç Krallığı’nda havuçlar hiç eksik olmamış.
Gökten üç havuç düşmüş…
Biri bu masalı anlatana,
Biri dinleyene,
Biri de doğayı seven tüm çocuklara…





