Ay Dede'nin gökyüzünden bir çocuğa ay ışığından merdiven uzattığı, yıldızlı geceyi ve masalsı köyü gösteren fantastik çocuk masalı illüstrasyonu

Ay Dede Bizi İzliyor

Bir varmış, bir yokmuş… Gökyüzünün en parlak gecelerinde gülümseyen, yıldızlarla sohbet eden yaşlı bir dost varmış. Çocuklar ona sevgiyle Ay Dede dermiş. Her gece sessizce dünyayı dolaşır, kuşların yuvalarına, ormanların derinliklerine, denizlerin dalgalarına ve çocukların pencerelerine bakarmış.

Ay Dede kimseyi korkutmak için değil, güzel davranışları görmek için gökyüzünden dünyayı izler, iyilik yapan çocukların kalbine ay ışığından minicik umut tohumları bırakırmış.

Yeşil tepelerin arasındaki Papatya Köyü’nde yaşayan Deniz adında meraklı bir çocuk varmış. Deniz, her akşam penceresini açıp gökyüzüne bakar ve el sallarmış.

“İyi geceler Ay Dede! Bugün beni gördün mü?” diye seslenirmiş.

O gece Ay Dede bulutların arasından gülümsemiş.

“Gördüm elbette küçük dostum. Ama bugün seni biraz düşünceli gördüm.”

Deniz şaşırmış.

“Gerçekten beni izliyor musun?”

Tam o sırada penceresinin önüne parlak bir ay ışığı düşmüş. Ay ışığı yavaşça küçük bir merdivene dönüşmüş.

Deniz heyecanla merdivene çıkınca kendini yıldızların arasında bulmuş. Karşısında uzun beyaz sakallı, gözleri sevgiyle parlayan Ay Dede duruyormuş.

“Hoş geldin Deniz.”

Deniz hayranlıkla etrafına bakmış.

“Gerçekten bütün çocukları görüyor musun?”

Ay Dede başını sallamış.

“Hepsini değil… Ama kalbi iyilikle parlayanları fark ederim.”

Deniz merak etmiş.

“Peki en çok neyi seversin?”

Ay Dede elini gökyüzüne uzatmış. Bir anda gökyüzünde sihirli görüntüler belirmiş.

İlk görüntüde küçük bir kız, yere düşen yaşlı bir amcaya yardım ediyormuş.

İkinci görüntüde iki kardeş oyuncaklarını paylaşarak kahkahalar atıyormuş.

Üçüncü görüntüde ise bir çocuk susayan kuşlar için bahçeye su bırakıyormuş.

Ay Dede gülümsemiş.

“Ben yıldızlardan daha çok iyiliklerin parladığını görürüm.”

Deniz sessizce dinlemiş.

Tam o sırada yeni bir görüntü belirmiş. Deniz, geçen gün okulda arkadaşının kalemini yere düşürdüğünü görmüş ama yardım etmek yerine oyununa devam etmiş.

Başını eğmiş.

“Keşke yardım etseydim.”

Ay Dede omzuna dokunmuş.

“Hata yapmak kötü değildir. Aynı hatayı tekrar etmek istememek gerçek cesarettir.”

Deniz rahatlamış.

“O zaman yarın daha iyi davranacağım.”

Ay Dede gülümseyerek elini sallamış.

“İşte en sevdiğim söz budur.”

Ertesi sabah Deniz okul yolunda yaşlı komşusunun ağır poşetlerini taşımış.

Okulda arkadaşına eksik ödevini anlatmış.

Bahçede susamış bir kedinin önüne su koymuş.

Akşam olduğunda yine penceresini açmış.

“Ay Dede, bugün nasıldım?”

Gökyüzündeki ay sanki biraz daha parlak görünmüş.

Bulutların arasından tatlı bir ses gelmiş.

“İyilik yapan çocukların ışığı bana kadar ulaşır.”

O günden sonra Deniz, “Ay Dede beni görüyor.” diye korktuğu için değil, iyi bir insan olmayı sevdiği için güzel davranışlar yapmaya başlamış.

Kısa süre sonra köyde başka çocuklar da onun örneğini takip etmişler. Herkes birbirine yardım ediyor, hayvanları koruyor, ağaçlara zarar vermiyor, çöplerini yere atmıyor ve büyüklerine saygı gösteriyormuş.

Bir akşam gökyüzüne bakan bütün çocuklar, ayın her zamankinden daha parlak olduğunu fark etmiş.

Çünkü Ay Dede, yıldızlara şöyle demiş:

“Bir çocuğun kalbindeki iyilik büyürse, dünyadaki karanlık biraz daha azalır.”

O gece gökyüzü umutla parlamış.

Ve derler ki…

Bugün bile geceleri gökyüzüne bakıp içten bir gülümsemeyle iyilik yapmaya söz veren çocukların penceresine, Ay Dede sessizce ay ışığını bırakırmış.

Gerçek güzellik; yardımsever olmak, paylaşmak, doğayı korumak, hayvanlara sevgi göstermek ve hatalarımızdan ders alarak her gün daha iyi bir insan olmaya çalışmaktır. İyilik, tıpkı ay ışığı gibi karanlığı sessizce aydınlatır.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir