Bir zamanlar, yemyeşil tepelerin arasında kurulmuş neşeli bir çiftlikte, diğer tavuklardan biraz farklı bir tavuk yaşarmış. Bu tavuğun adı Cikcikmiş. Cikcik’in en büyük özelliği yumurtlamak ya da hızlı koşmak değil, şarkı söylemekmiş.
Sabah güneşi doğar doğmaz çiftlikteki herkes onun sesiyle uyanırmış.
“Günaydın dostlar, günaydın!
Yeni gün geldi, haydi başlayın!”
İnekler, koyunlar, ördekler ve hatta çiftlik köpeği Karabaş bile Cikcik’in şarkılarını severmiş. Fakat çiftlikte yaşayan huysuz horoz Kırmızıgaga, bu durumdan pek hoşlanmazmış.
“Bir tavuk şarkıcı olmaz!” dermiş. “Tavuk dediğin sadece gıdaklar.”
Cikcik ise üzülmeden gülümsermiş.
“Her canlı farklı yeteneklerle dünyaya gelir,” dermiş.
Bir gün çiftliğin sahibi Hasan Amca büyük bir duyuru yapmış:
“Yarın köy şenliği var! En yetenekli hayvan seçilecek.”
Bunu duyan hayvanlar heyecanlanmış. Kimi koşu yarışına hazırlanmış, kimi dans etmeye başlamış. Cikcik de yeni bir şarkı bestelemiş.
Ertesi gün şenlik alanı insanlarla dolmuş. İlk olarak tavşanlar yarışmış. Sonra keçiler taklalar atmış. Herkes eğleniyormuş.
Sıra Cikcik’e geldiğinde bazıları şaşkınlıkla bakmış.
“Bir tavuk ne yapacak acaba?”
Cikcik sahneye çıkmış ve derin bir nefes almış.
“Çalışırsan başarı gelir,
İyilik yapan dostluk bulur.
Birlik olursak güçleniriz,
Mutlu kalpler sevgi duyar.”
Şarkısı o kadar güzelmiş ki herkes sessizce dinlemiş. Şarkı bittiğinde meydan alkış sesleriyle dolmuş.
Tam o sırada gökyüzü kararmaya başlamış. Güçlü bir rüzgâr çıkmış. Şenlik çadırının iplerinden biri kopmuş.
Hayvanlar panik olmuş.
Cikcik hemen yüksek sesiyle şarkı söylemeye başlamış:
“Birlikte çekelim ipleri,
Koruyalım dostları!”
Hayvanlar onun sözlerini duyunca hemen yardıma koşmuş. Tavşanlar ipleri toplamış, keçiler direkleri tutmuş, inekler çadırı sabitlemiş. Kısa sürede sorun çözülmüş.
Hasan Amca gülümseyerek:
“Bugünün gerçek kazananı Cikcik’tir,” demiş. “Çünkü yeteneğini sadece eğlenmek için değil, başkalarına yardım etmek için de kullandı.”
Horoz Kırmızıgaga utançla başını eğmiş.
“Özür dilerim Cikcik,” demiş. “Herkesin farklı bir yeteneği olabileceğini öğrendim.”
Cikcik neşeyle cevap vermiş:
“Önemli olan farklı olmak değil, yeteneğimizi iyi işler için kullanmaktır.”
O günden sonra çiftlikte kimse kimsenin yeteneğini küçümsememiş. Kırmızıgaga sabahları öterken, Cikcik de neşeli şarkılar söylermiş. Çiftlik ise her zamankinden daha mutlu olmuş.
Ve gökyüzündeki yıldızlar parıldarken, Cikcik’in sesi uzak tepelerden bile duyulurmuş:
“Sevgiyle yaşa, öğren ve paylaş,
Mutluluk böyle çoğalır arkadaş!”
Ebeveyn Notu
Sevgili ebeveynler, Şarkı Söyleyen Tavuk masalı çocuklara her bireyin farklı yeteneklere sahip olduğunu eğlenceli bir dille anlatır. Cikcik’in hikâyesi sayesinde çocuklar özgüven kazanmanın, başkalarının yeteneklerine saygı duymanın ve yardımlaşmanın önemini öğrenir. Masal, farklılıkların bir zenginlik olduğunu vurgularken iş birliği ve dayanışma değerlerini de destekler. Hikâyeyi okuduktan sonra çocuğunuzla kendi yetenekleri hakkında konuşabilir, ilgi duyduğu alanları keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz. Bu masal, çocukların kendilerini değerli hissetmelerini teşvik ederken empati, dostluk ve olumlu sosyal davranışlar geliştirmelerine de katkı sağlar.





