Neşeli maymunun muz ağacı ve ormandaki hayvanların paylaşma hikâyesini anlatan masalsı suluboya illüstrasyonu

Neşeli Maymunun Muz Ağacı

Uzaklarda, güneşin yaprakların arasından altın ışıklar gibi süzüldüğü yemyeşil bir orman varmış. Bu ormanda Pati adında neşeli mi neşeli bir maymun yaşarmış. Pati’nin en sevdiği şey, sabahları kuşların cıvıltısıyla uyanmak, ağaçların dalları arasında hoplayıp zıplamak ve arkadaşlarıyla oyun oynamakmış. Fakat Pati’nin ormandaki en değerli hazinesi ne parlak taşları ne de renkli tüyleriymiş. Onun en sevdiği şey, evinin hemen yanında büyüyen küçük muz ağacıymış.

Pati’nin muz ağacı henüz çok gençmiş. İncecik gövdesinin üzerinde yalnızca birkaç büyük yaprak bulunuyormuş. Pati her sabah ağacının yanına gider, toprağını kontrol eder ve yapraklarına sevgiyle bakarmış. Bir gün ağacın dibinde küçük bir filiz gören Pati’nin gözleri sevinçle parlamış. “Büyü bakalım küçük dostum, bir gün dallarında mis kokulu muzlar göreceğim,” demiş. Sonra ağacın susadığını fark edip yakındaki dereden küçük bir kapla su taşımaya başlamış.

Günler geçmiş, mevsimler değişmiş. Pati muz ağacına sabırla bakmaya devam etmiş. Ancak beklediği muzlar bir türlü ortaya çıkmıyormuş. Ormandaki bazı hayvanlar Pati’yle şakalaşmaya başlamış. Meraklı Sincap, “Belki de bu ağaç hiç muz vermeyecek,” demiş. Pati biraz üzülse de umudunu kaybetmemiş. “Her güzel şeyin büyümek için zamana ihtiyacı vardır. Ben beklemeyi ve ona iyi bakmayı öğreneceğim,” diye cevap vermiş.

Bir sabah Pati, muz ağacının yapraklarının solgunlaştığını fark etmiş. O gün hava çok sıcakmış ve dere de önceki günlere göre daha az su taşıyormuş. Pati hemen arkadaşlarının yanına koşmuş. Sincap, Tavşan ve küçük Fil’i çağırarak durumu anlatmış. Hep birlikte ağacın çevresini incelemişler. Küçük Fil hortumuyla su taşıyabileceğini, Tavşan toprağın üzerindeki kuru yaprakları temizleyebileceğini, Sincap ise muz ağacının çevresine düşen çöpleri toplayabileceğini söylemiş.

Böylece ormandaki hayvanlar muz ağacına birlikte bakmaya başlamış. Her sabah biri su getiriyor, biri toprağı havalandırıyor, biri de ağacın çevresini temizliyormuş. Pati ise herkese teşekkür ederek arkadaşlarının yardımını düzenliyormuş. Birkaç hafta sonra muz ağacının yaprakları yeniden canlanmış. Üstelik ağacın ortasında minicik bir çiçek belirmiş. Pati çiçeği görünce sevinçten olduğu yerde zıplamış. “Başardık! Ama bunu tek başıma değil, hep birlikte yaptık!” demiş.

Aradan biraz daha zaman geçince çiçeklerin yerinde küçük muz salkımları oluşmuş. Muzlar büyüdükçe sarı renkleri güneş ışığında parlamaya başlamış. Pati’nin hayali sonunda gerçekleşmiş. Fakat Pati’nin aklına hiç beklemediği bir düşünce gelmiş. Eğer bütün muzları kendisi yerse arkadaşlarına hiç kalmayacakmış. Bir süre muzlara bakıp düşünmüş ve sonunda gülümsemiş. “Bu muz ağacının büyümesinde hepimizin emeği var. O hâlde meyvelerini de hep birlikte paylaşmalıyız,” demiş.

O gün ormanda küçük bir şenlik düzenlenmiş. Pati, muz ağacının ilk meyvelerini arkadaşlarıyla paylaşmış. Sincap muzları küçük parçalara ayırmış, Tavşan yapraklardan tabaklar hazırlamış, küçük Fil ise dereden temiz su getirmiş. Hayvanlar birlikte oturup muzlarını yerken ormanın içi kahkahalarla dolmuş. Pati o an gerçek mutluluğun yalnızca sahip olmakla değil, sahip olduklarını sevdiklerinle paylaşmakla büyüdüğünü anlamış.

O günden sonra Pati’nin muz ağacı ormanın en sevilen ağacı olmuş. Her yıl meyve verdiğinde ormandaki hayvanlar bir araya geliyor, ağaca zarar vermeden meyveleri topluyor ve ihtiyaçları kadarını alıyorlarmış. Hiç kimse ağacın dallarını kırmıyor, yere çöp atmıyor ve gereğinden fazla meyve koparmıyormuş. Çünkü hepsi doğanın kendilerine verdiği güzellikleri korumaları gerektiğini öğrenmiş.

Pati ise her sabah muz ağacının yanında oturup güneşi izlermiş. Bir gün küçük Sincap ona, “Pati, sence muz ağacımız bize en büyük neyi öğretti?” diye sormuş. Pati gülümseyerek yapraklara bakmış ve şöyle demiş: “Bize sabırlı olmayı, yardımlaşmayı, doğayı korumayı ve paylaşmanın mutluluğunu öğretti.” Sincap başını sallamış. O sırada hafif bir rüzgâr esmiş ve muz ağacının yaprakları sanki Pati’nin sözlerini onaylıyormuş gibi hışırdamış.

O günden sonra Pati’nin neşesi ormanın her köşesine yayılmış. Çünkü Pati artık biliyormuş ki küçük bir iyilik, başka bir iyiliğin başlangıcı olabilir. Bir ağaca verilen bir damla su, bir dosta uzatılan yardım eli ve paylaşılan tek bir muz bile kocaman bir mutluluk oluşturabilirmiş. Neşeli maymun Pati, muz ağacının gölgesinde arkadaşlarıyla oyun oynarken her zaman aynı şeyi hatırlarmış: “Sabırla büyüttüğümüz güzellikler, sevgiyle paylaştığımızda daha da çoğalır.”

Ve masal bu ya, o güzel ormanda muz ağacı her meyve verdiğinde hayvanlar bir araya gelir, doğaya teşekkür eder ve ihtiyaçlarından fazlasını almadan paylaşmayı sürdürürlermiş. Pati de her yeni güne neşeyle başlar, arkadaşlarına yardım eder ve küçük muz ağacının gölgesinde yeni maceraların hayalini kurarmış. Böylece ormanın en neşeli maymunu, herkese sabır, yardımlaşma, paylaşma ve doğa sevgisinin insanı ve hayvanı nasıl mutlu edebileceğini öğretmiş.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir