Bir zamanlar, yemyeşil tepelerin arasında saklı, rengârenk çiçeklerle dolu büyülü bir yer varmış. Bu yerin adı Masal Bahçesi imiş. Bahçede konuşan papatyalar, şarkı söyleyen güller ve gökyüzüne kadar uzanan lavanta yolları bulunurmuş.
Bu bahçenin en özel sakini ise meraklı bir çocuk olan Elif’miş. Elif her gün okuldan sonra Masal Bahçesi’ne gelir, çiçekleri sular ve onların anlattığı hikâyeleri dinlermiş.
Bir sabah Elif bahçeye geldiğinde çiçeklerin üzgün olduğunu fark etmiş.
“Ne oldu size?” diye sormuş.
Sarı papatya iç çekerek cevap vermiş:
“Bahçemizin ortasında açan Bilgelik Çiçeği kayboldu. O çiçek olmadan bahçemiz eski neşesini bulamayacak.”
Elif hemen yardım etmeye karar vermiş.
“Merak etmeyin, Bilgelik Çiçeği’ni bulacağım!”
Yolculuğuna başlayan Elif, önce Şarkı Söyleyen Güller’in yanına gitmiş. Güller ona bir bilmece sormuş:
“Paylaştıkça çoğalan şey nedir?”
Elif biraz düşünmüş ve gülümsemiş.
“Bilgi!”
Güller sevinçle alkışlamış.
“Aferin Elif! İşte sana ilk ipucu.”
İpucunda, “Dostluğun olduğu yerde ikinci anahtar saklıdır.” yazıyormuş.
Elif yoluna devam etmiş. Bir süre sonra küçük bir sincap görmüş. Sincap ağır bir fındık sepetini taşımaya çalışıyormuş.
Elif hemen yardım etmiş.
“Birlikte taşıyalım,” demiş.
Sincap çok mutlu olmuş.
“Teşekkür ederim. İyilik yapanlar her zaman doğru yolu bulur.”
Sincap ona ikinci ipucunu vermiş:
“Bilgelik Çiçeği, sabrın kapısını açanları bekler.”
Elif uzun lavanta yolunu takip etmiş. Yol çok uzundu ama pes etmemiş. Yorulduğunda dinlenmiş, sonra tekrar yürümüş.
Sonunda eski bir meşe ağacının önüne gelmiş. Ağacın gövdesinde altın renkli bir kapı varmış.
Kapı konuşmuş:
“Bilgelik Çiçeği’ni arıyorsan üç değeri söylemelisin.”
Elif hiç düşünmeden cevap vermiş:
“Bilgi, iyilik ve sabır.”
Kapı yavaşça açılmış.
İçeride ışıl ışıl parlayan Bilgelik Çiçeği duruyormuş. Çiçeğin yaprakları gökkuşağı gibi renk değiştiriyormuş.
Bilgelik Çiçeği gülümseyerek konuşmuş:
“Beni bulmanın sırrı güçlü olmak değildi. Öğrenmeye istekli olmak, başkalarına yardım etmek ve sabırlı davranmaktı.”
Elif çiçeği dikkatlice alıp Masal Bahçesi’ne götürmüş.
Çiçek yerine yerleştiği anda bütün bahçe ışıl ışıl parlamış. Güller şarkılar söylemiş, papatyalar dans etmiş, kuşlar neşeyle uçuşmuş.
Bahçenin ortasında Bilgelik Çiçeği son bir kez konuşmuş:
“Gerçek bilgelik, yalnızca çok şey bilmek değildir. Bildiklerini iyilik için kullanmaktır.”
O günden sonra Elif, öğrendiği her bilgiyi paylaşmış, arkadaşlarına yardım etmiş ve hiçbir zaman merak etmeyi bırakmamış.
Masal Bahçesi ise her geçen gün daha da güzelleşmiş.
Ve derler ki, bugün bile bir çocuk öğrenmeye hevesli olduğunda, birine yardım ettiğinde veya sabır gösterdiğinde, Masal Bahçesi’nde yeni bir çiçek açarmış.
Gökten üç tohum düşmüş:
Biri merak eden çocukların bahçesine,
Biri iyilik yapanların kalbine,
Biri de öğrenmeyi sevenlerin yoluna.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım yeni masallara.