Bir zamanlar, yemyeşil tepelerin arasında bulunan, küçük ama neşeli bir kasabada Jerry adında meraklı bir fare yaşarmış. Jerry’nin en sevdiği şey, yeni şeyler keşfetmek ve hayal kurmakmış. Onun küçücük odasında rengârenk düğmeler, minik tahta parçaları, kurdeleler ve en sevdiği mavi battaniyesi bulunurmuş.
Her gece uyumadan önce battaniyesine sarılır ve kendi kendine şöyle dermiş:
“Kim bilir, bugün battaniyem beni hangi hayal ülkesine götürecek?”
Bir sabah penceresinden içeri tatlı bir rüzgâr girmiş. Battaniyesi hafifçe dalgalanmış. Jerry’nin aklına harika bir fikir gelmiş.
“Ya battaniyemden bir gemi yaparsam?”
Hemen küçük tahta parçalarını toplamış. Eski makaraları tekerlek gibi kullanmış, kurdelelerden halatlar yapmış. Mavi battaniyesini de geminin yelkeni olarak bağlamış.
Gemi hazır olduğunda güneş ışıkları battaniyenin üzerinde pırıl pırıl dans etmeye başlamış.
Jerry şaşkınlıkla,
“Gerçekten çalışacak mı acaba?” diye fısıldamış.
Tam o anda tatlı bir esinti esmiş.
Battaniye Gemisi yavaşça hareket etmiş.
Fakat bu sıradan bir gemi değilmiş.
Hayal Nehri’nde yüzmeye başlamış.
Nehir boyunca rengârenk nilüferler açıyor, konuşkan kelebekler uçuyor, gökyüzünde pamuk gibi bulutlar gülümsüyormuş.
İlk durakta yaşlı bir kaplumbağa Jerry’yi karşılamış.
“Hoş geldin küçük kaptan.”
Jerry gülümsemiş.
“Merhaba! Burada herkes neden bu kadar mutlu?”
Kaplumbağa cevap vermiş.
“Çünkü burada herkes birbirine yardım eder.”
Tam o sırada küçük bir kirpi ağlamaya başlamış.
Sepetindeki elmaları nehre düşmüş.
Jerry hiç düşünmeden gemisini yanaştırmış.
Battaniyesini dikkatlice uzatmış.
Elmalar tek tek battaniyenin üzerine çıkmış.
Kirpi sevinçle,
“Çok teşekkür ederim!” demiş.
Jerry gülümsemiş.
“Birlikte olunca işler daha kolay.”
Kaplumbağa başını sallamış.
“Gerçek cesaret, yardım etmeyi bilmektir.”
Yolculuk devam etmiş.
Bir süre sonra Battaniye Gemisi Sis Adası’na ulaşmış.
Her yer bembeyaz sislerle kaplıymış.
Minik tavşanlar yollarını kaybetmiş.
Jerry çevresine bakınmış.
Sonra aklına parlak fikri gelmiş.
Battaniyesinin köşelerine küçük ateş böcekleri davet etmiş.
Onlar battaniyenin üzerine konunca yelken yıldız gibi parlamış.
Sis yavaş yavaş dağılmış.
Tavşanlar evlerinin yolunu bulmuş.
“Bizi kurtardın!” diye sevinmişler.
Jerry ise,
“Işığımızı paylaşınca karanlık azalır.” demiş.
Yolculuğun sonuna doğru gökyüzü biraz kararmış.
Aniden kuvvetli bir rüzgâr çıkmış.
Battaniye Gemisi sallanmaya başlamış.
Jerry biraz korkmuş.
Tam vazgeçecekken yol boyunca yardım ettiği herkes gelmiş.
Kaplumbağa gemiyi itmiş.
Kirpi halatları tutmuş.
Tavşanlar birlikte yelkeni düzeltmiş.
Ateş böcekleri yollarını aydınlatmış.
Hep birlikte çalışınca fırtına kısa sürede dinmiş.
Jerry o an çok önemli bir şey öğrenmiş.
İyilik, yapılan her güzel davranışın bir gün mutlaka geri dönmesini sağlarmış.
Akşam güneşi gökyüzünü turuncuya boyarken Battaniye Gemisi yeniden Jerry’nin odasına gelmiş.
Mavi battaniyesi yine eski yerine serilmiş.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi görünüyormuş.
Ama Jerry biliyormuş ki her battaniye, sevgiyle bakıldığında bir gemiye dönüşebilir.
O günden sonra Jerry, oyuncaklarını paylaşmayı, arkadaşlarına yardım etmeyi ve hayal kurmayı hiç bırakmamış.
Çünkü anlamış ki en güçlü gemiler tahtadan değil; iyilikten, paylaşmaktan ve sevgiyle kurulan hayallerden yapılır.
Masalın Öğüdü
Hayal gücü bizi yeni dünyalara götürür; yardımseverlik, paylaşmak ve birlikte çalışmak ise en zorlu yolculukları bile kolaylaştırır. İyilik yapan herkes, bir gün mutlaka başka bir iyilikle karşılaşır.