Bir varmış, bir yokmuş. Uzak dağların ardında, rengârenk çiçeklerin açtığı, kuşların neşeyle şarkılar söylediği güzel bir orman varmış. Bu ormanda sevimli mi sevimli bir kız çocuğu olan Maşa ile onun en yakın dostu Koca Ayı yaşarmış.
Maşa çok meraklıymış. Yeni şeyler öğrenmeyi sever, gördüğü her şeyi sorgularmış. Koca Ayı ise sakin, sabırlı ve bilgiliymiş. Ne zaman Maşa bir sorunla karşılaşsa ona yardım edermiş.
Bir sabah güneş ışıkları ağaçların yaprakları arasından süzülürken Maşa heyecanla Koca Ayı’nın evine koşmuş.
— Koca Ayı! Koca Ayı! Bugün çok sıkılıyorum. Hadi maceraya çıkalım!
Koca Ayı gülümsemiş.
— Elbette Maşa. Ama bugün sıradan bir gezi yapmayacağız. Seni Bilgelik Ormanı’na götüreceğim.
— Bilgelik Ormanı mı? Orası da neresi?
— Orası, öğrenmek isteyenlerin ziyaret ettiği özel bir yerdir. Ormanda üç görev seni bekliyor.
Maşa hemen kabul etmiş. Birlikte yola çıkmışlar.
Az gitmişler, uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler. Sonunda dev ağaçların yükseldiği Bilgelik Ormanı’na ulaşmışlar.
Kapıda yaşlı bir baykuş onları karşılamış.
— Hoş geldiniz. Burada üç görevi tamamlayan kişi Bilgelik Rozeti kazanır.
Maşa sevinçle zıplamış.
— Ben hazırım!
Birinci Görev Sabır Ağacı
Baykuş onları küçük bir açıklığa götürmüş. Ortada minicik bir tohum duruyormuş.
— Bu tohumu ekin ve büyümesini sağlayın, demiş.
Maşa hemen tohumu toprağa koymuş.
— Hadi büyü! Hemen büyü!
Fakat hiçbir şey olmamış.
— Neden büyümüyor?
Koca Ayı toprağı sulamış.
— Çünkü bazı şeyler zaman ister.
Maşa her dakika ağacın yanına gidip bakmış. Ama ağaç yine büyümemiş.
Saatler geçmiş. Maşa sabretmeyi öğrenmiş. Düzenli olarak sulamış ve beklemiş.
Akşamüstü küçük bir filiz topraktan çıkmış.
Maşa sevinçle bağırmış:
— Başardık!
Baykuş gülümsemiş.
— İlk ders: Sabırlı olan, emeğinin karşılığını alır.
Maşa başını sallamış. Gerçekten de bazı şeylerin hemen gerçekleşmediğini anlamış.
İkinci Görev Yardımlaşma Köprüsü
Bir süre sonra karşılarına geniş bir dere çıkmış. Derenin üzerinde yarım kalmış bir köprü varmış.
Baykuş:
— Karşıya geçmek istiyorsanız köprüyü tamamlamalısınız, demiş.
Maşa tek başına çalışmaya başlamış. Kütükleri taşımaya çalışmış ama çok ağır gelmiş.
— Yapamıyorum!
Koca Ayı:
— Yardım istemekten çekinme.
O sırada tavşan, sincap ve kirpi de yanlarına gelmiş.
Hep birlikte çalışmışlar. Tavşan küçük dalları toplamış. Sincap ipleri taşımış. Kirpi çivileri getirmiş. Koca Ayı büyük kütükleri yerleştirmiş.
Bir süre sonra köprü tamamlanmış.
Maşa mutlu olmuş.
— Tek başıma yapamazdım.
Baykuş başını sallamış.
— İkinci ders: Birlikte çalışanlar daha büyük işler başarır.
Maşa artık yardımlaşmanın önemini öğrenmiş.
Üçüncü Görev Kayıp Harfler
Ormanın en derin yerine geldiklerinde yaşlı baykuş önlerine eski bir sandık koymuş.
— Bu sandığın açılması için sihirli sözcüğü bulmanız gerekiyor.
Sandığın üzerinde bazı harfler yazıyormuş:
A – İ – L – G – B – İ – L
Maşa harflere bakmış.
— Hmm… Bu ne olabilir?
İlk başta rastgele tahminler yapmış ama sonuç alamamış.
Koca Ayı:
— Acele etme. Düşün ve harfleri dikkatlice incele.
Maşa tekrar bakmış. Sonra birden gözleri parlamış.
— Buldum! “Bilgi”!
Harfleri doğru sıraya koyunca sandık açılmış.
İçinden altın değil, mücevher değil; rengârenk kitaplar çıkmış.
Maşa şaşırmış.
— Hazine bu mu?
Baykuş gülümsemiş.
— Evet. Çünkü en değerli hazine bilgidir.
Maşa kitaplara hayranlıkla bakmış.
— Demek öğrenmek gerçekten çok değerli.
— Üçüncü ders budur, demiş baykuş. Bilgi insanın yolunu aydınlatır.
Dönüş Yolculuğu
Görevleri tamamlayan Maşa’ya parlak bir Bilgelik Rozeti verilmiş.
Rozetin üzerinde üç küçük sembol varmış:
Bir filiz, bir köprü ve bir kitap.
Maşa merakla sormuş:
— Bunlar neyi temsil ediyor?
Baykuş açıklamış:
— Filiz sabrı, köprü yardımlaşmayı, kitap ise bilgiyi temsil eder.
Koca Ayı gururla gülümsemiş.
— Bugün çok şey öğrendin.
Maşa düşünmüş.
Sabretmenin önemini öğrenmişti.
Yardımlaşmanın insanları güçlendirdiğini görmüştü.
Bilginin ise en büyük hazine olduğunu anlamıştı.
Bu
Maşa gökyüzüne bakarak şöyle demiş:
– Bu
Koca Ayı başını sallamış.
— İşte gerçek bilgelik budur.
O günden sonra Maşa, karşılaştığı her zorlukta sabırlı olmaya çalışmış. Arkadaşlarına yardım etmiş, onlardan yardım istemekten çekinmemiş ve her gün yeni bir şey öğrenmek için kitaplar okumuş.
Bilgelik Rozeti ise odasının duvarında asılı durmuş. Ne zaman ona baksa Bilgelik Ormanı’nın üç dersini hatırlarmış:
Sabır başarıya götürür.
Yardımlaşma güç kazandırır.
Bilgi ise insanın en değerli hazinesidir.
Ve Maşa ile Koca Ayı, daha nice maceralara birlikte çıkmışlar.
Gökten üç elma düşmüş: Biri sabırlı olanlara, biri paylaşmayı bilenlere, biri de öğrenmeyi seven çocuklara…
Ebeveyn Notu
Bu masal, çocuklara sabır, yardımlaşma ve öğrenmenin değerini eğlenceli bir hikâye aracılığıyla aktarmayı amaçlamaktadır. Maşa’nın Bilgelik Ormanı’ndaki macerası, çocukların karşılaştıkları zorluklar karşısında pes etmemeleri, arkadaşlarıyla iş birliği yapmaları ve yeni bilgiler edinmeye istekli olmaları konusunda olumlu mesajlar verir. Masalı okuduktan sonra çocuğunuzla sabretmenin neden önemli olduğu, yardımlaşmanın hayatımızı nasıl kolaylaştırdığı ve kitapların bize neler kazandırdığı üzerine sohbet edebilirsiniz. Bu sayede masalın eğitici yönü güçlenirken, çocuğunuzun düşünme ve yorumlama becerileri de desteklenmiş olur.