Anasayfa / Uzun Masallar / Çirkin Ördek Yavrusu – Masalı

Çirkin Ördek Yavrusu – Masalı

Göl kenarında yalnız duran çirkin ördek yavrusu ve arka planda yüzen beyaz kuğuların 3D animasyon sahnesi

Bir zamanlar, gökyüzünün suya en çok yaklaştığı yerlerden birinde, sazlıkların arasında saklı bir göl vardı. Bu gölde yaşayan ördekler, her bahar yeni yavrularını sabırsızlıkla beklerdi. O yıl da güneş yumuşak ışıklarıyla suyu ısıtırken, anne ördek yumurtalarının başında umutla oturuyordu.

Bir sabah, yumurtalar birer birer çatlamaya başladı. Sarı, yumuşacık tüylere sahip yavrular heyecanla dışarı çıktı. Ama en büyük yumurta hâlâ sessizdi.

Anne ördek sabırla bekledi. Günler geçti. Nihayet o büyük yumurta da çatladı. İçinden çıkan yavru diğerlerinden çok farklıydı. Tüyleri gri, boynu biraz uzun, bakışları ise derindi. Diğer yavrular onu görünce fısıldaşmaya başladı:

“Ne kadar tuhaf…”
“Hiç bize benzemiyor…”

Anne ördek ise yavrusuna sevgiyle baktı. “Sen de benim yavrumsun,” dedi.

Ama gölde herkes aynı fikirde değildi. Diğer ördekler onu dışladı, yavrular onunla oynamadı. Her gün biraz daha yalnızlaştı. Bir gün küçük yavru, gölün kenarında kendi yansımasına bakarken içini çeken bir düşünce geçti:

“Belki de burada bana yer yok…”

Ve sessizce gölden ayrıldı.

Yavru, uzun bir yolculuğa çıktı. Rüzgârın savurduğu yapraklarla konuştu, gece yıldızların altında uyudu. Bir gün bir çiftliğe ulaştı. Tavuklar ona güldü, kediler onu korkuttu. Orada da kendine bir yer bulamadı.

Kış geldi. Soğuk rüzgârlar sertleşti, göller dondu. Yavru ördek, küçük bir kulübede saklanarak hayatta kalmaya çalıştı. Günler zor geçti ama o pes etmedi.

Bir sabah, kışın sonuna doğru, güneş tekrar içini ısıtmaya başladı. Yavru ördek artık büyümüştü. Kendini eskisi gibi zayıf ve çaresiz hissetmiyordu.

Bir gün gökyüzünden süzülen zarif kuşlar gördü. Beyaz, görkemli ve özgür… Onlara doğru çekildi. Kalbi hızla atıyordu.

“Onlar gibi olamam… Ama yine de yaklaşmak istiyorum,” diye düşündü.

Suya indi ve başını eğerek onların yanına yüzdü.

Ama o an suda bir şey fark etti.

Yansıması…

Artık gri ve dağınık değildi. Bembeyaz, zarif bir kuğu olmuştu. Boynu uzun, duruşu asil… Gözleri hâlâ derindi ama artık içinde korku yoktu.

Diğer kuğular ona yaklaştı.

“Hoş geldin,” dediler.

O an, yavru ördek –artık bir kuğu– anladı:

Farklı olmak, yanlış olmak değildi. Bazen sadece zamanın gelmesini beklemek gerekiyordu.

Ve o günden sonra, gökyüzüne en yakın gölde, en zarif kuğu olarak yaşamaya devam etti. Ama hiçbir zaman eski halini unutmadı. Ne zaman yalnız bir yavru görse, yanına gidip şöyle derdi:

“Henüz kim olduğunu bilmiyorsun… ama bu, değerli olmadığın anlamına gelmez.”

Masalın mesajı
Her farklılık bir kusur değil, keşfedilmeyi bekleyen bir güzelliktir. Bazen kendimizi bulmak için sabırla büyümemiz gerekir.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir