Şirinler Köyü’nün üzerini incecik bir kar örtüsü kaplamıştı. Ağaç dalları beyaza bürünmüş, bacalardan yükselen dumanlar havada kıvrıla kıvrıla dans ediyordu. Şirinler için kış mevsimi hem eğlenceli hem de biraz dikkat gerektiren bir zamandı.
Bir sabah, Şirin Baba herkesi büyük mantar evinin önünde topladı.
“Şirinlerim,” dedi sakince, “kışın doğa güzeldir ama bazı tehlikeleri de vardır. Özellikle dere bugünlerde donmuş olabilir. Üzerinde yürürken dikkatli olmalıyız.”
Şirine, Gözlüklü Şirin ve Tembel Şirin bu uyarıyı dinlediler ama biraz da meraklandılar.
“Acaba donmuş dere nasıl görünüyor?” diye sordu Şirine.
Üçü birlikte dereye doğru yürümeye karar verdiler. Yol boyunca kar topu oynadılar, kahkahalar attılar. Ama dereye vardıklarında bambaşka bir manzarayla karşılaştılar. Su tamamen donmuş, üstü cam gibi parlıyordu.
“Ne kadar güzel!” dedi Şirine.
Gözlüklü Şirin gözlüklerini düzeltti: “Ama dikkatli olmalıyız. Buz her yerde aynı kalınlıkta olmayabilir.”
Tam o sırada Tembel Şirin, düşünmeden buzun üzerine çıktı.
“Bakın! Hiçbir şey olmuyor,” dedi.
Ama birkaç adım sonra çıt diye bir ses duyuldu. Buz çatlamaya başlamıştı!
“Dur!” diye bağırdı Gözlüklü Şirin.
Şirine hemen bir dal uzattı: “Tut bunu!”
Tembel Şirin korkmuştu ama sakin kalmaya çalıştı. Dala tutundu ve yavaşça geri çekildi. Neyse ki buz tamamen kırılmadan kurtuldu.
Üçü de derin bir nefes aldı.
“Şirin Baba haklıymış,” dedi Tembel Şirin utangaç bir şekilde.
“Evet,” dedi Şirine, “bazen eğlence uğruna dikkatli olmayı unutabiliyoruz.”
Köye döndüklerinde olanları Şirin Baba’ya anlattılar.
Şirin Baba gülümsedi: “Önemli olan ders almak. Doğa güzeldir ama kurallarına saygı duymalıyız.”
O günden sonra Şirinler, donmuş dereyi uzaktan izlemeyi tercih ettiler. Üzerinde kaymak istediklerinde ise birlikte, güvenli bir şekilde ve Şirin Baba’nın gözetiminde yaptılar.
Masalın Öğüdü
Merak etmek güzeldir, ama güvenliğimizi düşünmek daha önemlidir. Doğanın kurallarına dikkat edenler hem eğlenir hem de güvende kalır.





