Prenses Rapunzel Pastacı
5/5

Prenses Rapunzel Pastacı Masalı oku

Dünya klasiklerinden olan Prenses Rapunzel Pastacı masalını birde bu şekilde okumaya ve dinlemeye ne dersiniz.?

Bir varmış bir yokmuş. Zamanın birinde bir kasabada Rapunzel isimli bir kız yaşarmış.

Uzun sapsarı saçları ve gülümsemesiyle herkes tarafından bilinir ve sevilirmiş.

Her sabah erkenden çalıştığı pastacı dükkanını o açar, temizliğini yapar

ve günlük taze pastalarını yapmaya koyulurmuş.

Rapunzel’in çalıştığı dükkan Evilia adında birine aitmiş.

Evilia oldukça sert ve kabaymış.

En ufak bir hatasında Rapunzel’i azarlamaktan çekinmez, onu cezalandırmaktan büyük keyif alırmış.

Zavallı Rapunzel,’in kasabada çalışabileceği başka pastacı yokmuş.

Günaydın.

İşini bırakmadan Günaydın diyemez misin sen?

O siparişleri bu güne yetiştiremezsen sorarım ben sana.

Ama daha gün doğmadan dükkanı açtım ve çalışmaya başladım.

Yapabileceğimden fazla sipariş alıyorsunuz.

Bak sen şu küçük sümüklü sarışına.

Sana iş verdim şimdi de şikayet mi ediyorsun?

Akşama o siparişler yetişmezse maaşının yarısını keserim haberin olsun.

Zaten azıcık para alan Rapunzel, bu sözleri duyunca iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış

ve gözleri dolu dolu olmuş.

Aslında siz de biraz yardım etseniz rahat rahat yetişir hepsi.

Kim? ben mi?

Bu eller ve bu saçlarla mı?

Komik olma!

Bu işi yapamıyorsan söyle de sızlanmayacak başka birini bulayım.

Rapunzel çaresizlik içinde başını öne eğmiş ve işini yapmaya koyulmuş.

Aslında en büyük hayali Evilia’dan kurtulup kendi dükkanını açmakmış

Çünkü kasabalı sadece Rapunzel’i çok sevdiklerinden Evilia’nın dükkanına geliyorlarmış.

Ama bunun için parası yokmuş.

Aferim. İşte böyle. Ağzın çalışacağına ellerin çalışsın.

Ben arkadaşlarımla gezmeye gidiyorum. Döndüğümde her şey hazır olsun.

Peki efendim.

Evilia kahkahalar atarak dükkandan çıkmış.

Rapunzel o gün yemek dahi yemeden, çalışmış ve siparişleri yetiştirmeyi başarmış.

Ama öyle yorgun düşmüş, öyle yorgun düşmüş ki, oturduğu sandalyede sabaha kadar uyuyakalmış.

Rapunzel gece rüyasında çok uzaklarda yaşayan ve ona pasta yapmayı öğreten büyükannesini görmüş.

Onu gördüğü için öyle mutlu olmuş ki, rüyasında da olsa tüm yorgunluğunu unutuvermiş.

Benim güzel kızım.

İyi kalpli, çalışkan ve yetenekli kızım.

Büyükanne… Büyükanneciğim…

Uzun zaman oldu değil mi yavrucuğum?

Evet… Çok uzun zaman oldu.

Ama öyle çok çalışıyorum ki, bir gün bile tatil yapmama müsade etmiyor Evilia.

Seni ziyarete bu yüzden gelemiyorum. Seni öyle çok özledim ki…

Ah benim güzel yavrum. Haberlerini alıyor ve çok üzülüyorum.

Ama merak etme, her şey çok güzel olacak.

Biliyorum bu bir rüya ve sabah uyanınca sen yanımda olmayacaksın.

Yine yalnız ve çaresiz olacağım.

Yarın ne yap, ne et, yan kasabaya git ve Belediye Binası’nın önündeki ilan panosuna bak.

Sonra?

Sonrasını ileride konuşacağız.

Büyükanne Rapunzel’i alnından öpmüş ve pofuduk, pembe bir buluta dönüşerek ortadan kaybolmuş.

Onun kaybolmasıyla birlikte de Rapunzel gözlerini açıvermiş.

Ama bir de ne görsün?

Tam karşısında Evilia öfkeli bir şekilde durmuyor mu?

Demek dükkanda uyuyorsun öyle mi?

Ben sana bunun için mi para veriyorum?

Ama ben…

Sus! Hala cevap vermeye çalışıyorsun utanmadan.

Maaşının yarısını kesiyorum. Böylece iş başında uyumaman gerektiğini öğrenirsin umarım.

Rapunzel ne yaptıysa Evilia’ya derdini anlatamamış.

İçinden bir ses büyükannesinin dediğini yapması gerektiğini söylüyormuş.

Ama nasıl? Evilia’ya bir bahane uydurmalı ve komşu kasabaya gitmeliymiş.

Düşünmüş, taşınmış ve ve doğruca Evilia’nın arkadaşlarıyla bütün gününü geçirdiği kafeye gitmiş.

Onu karşısında gören Evilia çok şaşırmış ve huzursuz olmuş.

Senin bu saatte burada ne işin var sümüklü? Neden dükkanda değilsin?

Bahsettiğin zavallı bu mı?

Sorma şekerim. Bu kızla başım dertte.

Bir gün dükkanımı kapatırsam bilin ki bu sümüklü yüzünden.

Ne var ne istiyorsun?

Malzemem bitti. Akşama siparişleri yetiştirmem için malzeme lazım.

Arkadaşlarımla sohbet ettiğimi görmüyor musun? Beni bunun için mi rahatsız ettin?

Malzeme olmazsa siparişler yetişmez.

Öğleden sonrayı bekleyemez mi?

Şimdi kalkıp malzeme almaya gidemem.

Ben çabucak gider gelirim.

Sen mi? Sen evinin yolunu bile bulamazsın şapşal kız.

O zaman akşama kadar boş boş otururum.

Evilia bir an duraksamış ve düşünmüş.

Sohbeti bırakıp gitmek hiç işine gelmemiş.

Ayrıca kalkıp giderse arkadaşlarının onunla dalga geçeceğinden endişe etmiş.

Tamam git bakalım.

Ama öğlen olmadan geri gel. Sağda solda oyalandığını duyarsam maaşının geri kalanını da keserim ona göre.

Merak etmeyin. Tam vaktinde dükkanda olurum.

Rapunzel hemen yola çıkmış ve komşu kasabaya gitmiş.

Büyükannesinin rüyasında söylediği gibi Belediye Binası’nın önündeki panoya koşmuş heyecanla.

Panonun yanına vardığında, üzerinde tek bir ilan olduğunu görmüş.

İlanda: En güzel pastanı yap, içine sevgini kat. Büyük ödül senin olsun yazıyormuş.

Demek buymuş…

Rapunzel cep telefonuyla ilanın resmini çekmiş ve Evilia’dan azar işitmemek için hızla dükkana geri dönmüş.

Rapunzel bir yandan pasta siparişlerini yetiştirmeye çalışıyor,

bir yandan da pastacılık yarışmasına nasıl katılacağını düşünüyormuş kara kara.

Bu öyle bir pasta olmalıymış ki, hem görüntüsüyle hem de tadıyla herkesi kendine hayran bırakmalıymış.

Pastasını Evilia’nın dükkanında yapması imkansızmış.

Ama kararlıymış Rapunzel, büyük ödülü alacak ve o parayla da kendi pasta dükkanını açacakmış.

Tam o sırada Evilia dükkana şimşek hızıyla girmiş.

Çok keyifli ve neşeli görünüyormuş.

İşte ustalığımı gösterme vakti geldi.

Ne oldu? Kıskandın mı?

Ben mi? Hayır…

Başarılar dilerim. Umarım kazanırsın.

İçinden geçenleri biliyorum sümüklü kız.

Ama sen kim, o yarışma kim. Sadece en iyiler oraya katılabilir.

Rapunzel Artık Evilia’nın onur kırıcı davranışlarına bir son vermesi gerektiğini düşünüyormuş

ve bunun için tek şansının da bu yarışma olduğunu biliyormuş.

Rapunzel gece geç saatte evine gittiğinde hemen pastasını tasarlamaya başlamış.

Bir yandan da yarışma için bir takma isim düşünüyormuş.

Buldum! Evet ! Pembe Krema Pasta Evi!

O gece Rapunzel yorgunluktan uyuya kalması ile birlikte karşısında büyükannesi belirmiş.

Aferin benim güzel kızım.

Çalışırsan ve kendine inanırsan başaramayacağın bir şey olamaz.

Ama büyükanne, Evilia da yarışmaya katılıyor.

Onun senden iyi olduğunu mu düşünüyorsun?

Değil mi?

Tabi ki değil.

Onu en son ne zaman pasta yaparken gördün?

Rapunzel düşünmüş, taşınmış.

Evilia’nın yanında işe başladıktan sonra bir kez bile pasta yapmadığını fark etmiş.

Haklısın Büyükanneciğim. Hem de çok haklısın. Seni şimdi çok daha iyi anlıyorum.

Aferin benim güzel prensesim. Şimdi aklınla yeteneğini birleştir ve sonucu gör.

Rapunzel uyandığında Artık ne yapacağını biliyormuş.

Büyükannesi ona hep prensesim dediği için pasta tasarımını da prenseslerle alakalı yapmayı kafasına koymuş.

Sabah dükkana vardığında Evilia’yı yarışma için hazırladığı pastayla uğraşırken bulmuş.

Ama Evilia uzun süredir pasta yapmadığı için el alışkanlığını kaybettiğinden

işler istediği gibi gitmiyormuş.

Muhteşem bir pasta oluyor.

Senin gibi bir zavallının ömrü boyunca yapamayacağı güzellikte hem de.

Sana gösterirdim ama uğursuzluk getirmenden korkuyorum.

O yüzden ancak ödülümü aldığımda görebilirsin pastamı.

Ha ha haaa!

Rapunzel o akşam Evilia’ gittikten sonra pasta malzemeleriyle birlikte evin yolunu tutmuş.

Eve vardığında hemen işe koyulmuş.

Yaptığı tasarımı pasta haline getirmek hiç kolay bir iş değilmiş.

Ama hayalini gerçekleştirmek için başka çaresi de yokmuş.

Yaptığı pasta sabaha karşı bitmiş.

Pastanın karşısına geçmiş ve bir süre eserini izlemiş.

Pastası çok ama çok güzel olmuş.

Pastasını aldığı gibi komşu kasabaya gitmiş.

Evilia gelmeden yarışmaya kayıt yaptırmış ve bir köşeye gizlenerek beklemeye başlamış.

Çok geçmeden Evilia da pastasıyla birlikte görünmüş.

Kayıt için sıra bekleyenleri itip kakarak en öne geçmiş ve kayıt yaptırmış.

Çekilin kenara! Yarışmanın şampiyonu geldi!

Ve yarışma başlamış.

Yarışmacılar metrelerce uzunluluktaki masanın üzerine dizilmiş olan pastaların başında durmuş.

Jüri masadaki pastaları tek tek tatmaya başlamış.

Bazı pastaları yerken jürinin yüzü ekşiyor, bazı pastaları da çok beğeniyorlarmış.

Birkaç saat sonra Jüri karar vermek üzere toplanmış.

Alanda gergin bir bekleyiş başlamış.

Herkes kendi pastasının en iyi olduğunu düşünüyor

ve böbürlene böbürlene ne kadar iyi bir pastacı olduğunu anlatıyormuş.

Rapunzel ise bir köşede sessizce bekliyor, Evilia’nın kendisini görmemesi için dua ediyormuş.

Önce üçüncü açıklanmış.

Rapunzel’in heyecandan yüreği pır pır atıyormuş.

İkinci de anons edildikten sonra

Sıra bana geldi. Şimdi Evilia’nın Pofuduk Pasta Evi diyecek iyi bak.

Ve birinci…

İşte o an nefesler tutulmuş.

Evilia ise son derece rahat bir tavırla etrafa gülücükler saçıyormuş.

Pembe Kreme Pasta Evi!

Evilia, kendi isminin söyleneceğinden o kadar eminmiş ki,

Rapunzel’in takma isminin söylendiğini fark etmeden kürsüye doğru yürümeye başlamış.

Ancak Oraya vardığında etrafındaki alaycı gülüşmelerden bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenmiş.

Kürsüye vardığında Rapunzel’le de karşılaşınca neler olduğunu anlamış.

Demek sen…

Bu mümkün değil!

Büyük bir hata yapmışsınız. Birincilik benim hakkım.

Hayır… Rapunzel bu ödülü hak etti.

Evilia çok öfkelenmiş ve utancından ne yapacağını şaşırmış.

Bunu sana ödeteceğim Rapunzel! Seni kovuyorum!

Hayır Evilia. Sen kovmuyorsun, ben ayrılıyorum.

Evilia öfkeyle meydandan ayrılırken, Rapunzel kendisini tebrik edenlerle el sıkışıyormuş.

Rapunzel kasabasında bir kahraman gibi karşılanmış.

Aldığı ödülün bir kısmıyla kendi pasta dükkanını açmış,

diğer kısmıyla da kasabadaki yardıma muhtaç insanlara yardım etmiş.

Artık Kendi dükkanında sevdiği işi yapan Rapunzelden daha mutlu biri yokmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Optimized with PageSpeed Ninja