Peri Kızı Peri Masalı
5/5

Peri Kızı Peri Masalı oku

Çocukların en beğenilen peri masalların dan olan Peri Kızı Peri Masalı okuma hazır mısınız ?

Buradan çok uzak bir ülkede sık ağaçlarla dolu bir ormanın içinde küçük bir köy varmış. Bu köyde yaşayan iyi yürekli çalışkan bir genç, evinin önünde odun kırarken şarkılar söylermiş.

O şarkı söylerken ormanın tüm perileri onun etrafındaki ağaçlara saklanır, gencin harika şarkılarını dinlermiş. Günlerden bir gün ormanın en güzel perisi Bety, bu gence aşık olmuş. Genç nereye gitse o da peşinden gider, onu kötülüklerden korurmuş.

Bety’nin aşkı gün geçtikçe daha da çoğalmış. Artık dayanamayıp bu durumu annesine anlatmaya karar vermiş. Aşık olduğu genci ve onunla evlenmek istediğini annesine söylemiş. -Ah Bety! Periler insanları sevemez, onlarla evlenemezler.

Eğer bir peri bir insan ile evlenmek isterse perilikten vazgeçmesi gerekir. Tüm güçleri elinden alınır, hayatına insan olarak devam eder.

Bir daha diğer perileri göremez, onlarla iletişim kuramazlar.

  • Peri Anne ben her şeyi göze aldım, onunla evlenmek istiyorum.
  • Peki o genç seni görünce sana aşık olmazsa. O zaman ne yapacaksın?
  • Onun da beni seveceğini biliyorum.

Bety’yi kararından vazgeçiremeyeceğini anlayan Peri Anne, Periler Konseyini toplamış.

Bety’nin insan olma isteğini konseyde anlatmış.

Konsey ilk defa böyle bir taleple karşılaştığı için herkes şaşırmış. Bety’yi konseye çağırmışlar.

  • Büyük Periler Konseyi. Huzurlarınızda tekrar isteğimi belirtiyorum.

Ben insan olmak istiyorum.

Konsey bu isteği kabul etmiş.. Bety’ nin etrafında çember oluşturmuşlar. İçlerinden en kıdemlisi:

Peri , Pery

İnsan olsun Baty,

Gitsin Peri Gücü,

Gelsin Kalbin Gücü!

Bety bu sözlerin ardından derin bir uykuya dalmış.

Sabah gözlerini açtığında kendisini ağaçların üstünde değil,

yerde uzanırken bulmuş.

Büyük bir heyecanla bir nehir kıyısına gitmiş

Suyun yansımasından kendisine bakmış.

Kanatları yokmuş,

saçı, yüzü, burnu ve ağzı yerli yerindeymiş.

Sadece yanağında küçük bir ben varmış farklı olarak.

O ben, peri anne tarafından Beti’nin nereden geldiğini asla unutmaması için konulmuş.

Beti artık bir insan olduğunu anlamış.

Vakit kaybetmeden yakışıklı gencin köyüne doğru yola çıkmış.

Yolda yaşlı bir kadınla tanışmış.

Bu yaşlı kadına uzaklardan bir köyden geldiğini

ve burada kalacak bir yeri olmadığını söylemiş.

Kadın her zaman bir kızı olmasını istemiştir.

Beti’ye kendisinde kalabileceği söylemiş.

Beti büyük bir mutluluk ile bu teklifi kabul etmiş

ve köye doğru birlikte yürümeye devam etmişler.

Köye geldiklerinde yakışıklı genç evinin önünde odun kırıyormuş.

  • Oğlum. Ben geldim. Gel seni Beti ile tanıştırayım.

Yakışıklı genç kafasını kaldırıp Beti’yi karşısında gördüğünde

adeta kalbine aşk oku saplanmış.

Ona ilk görüşte aşık olmuş.

Hem Beti hem de Horus birbirlerini gördüklerinde gözleri ışık saçmış,

daha ilk görüşte birbirlerine aşık olmuşlar.

Horus’un annesi de bu ışığı görür görmez

oğlunu Beti ile evlendirmeye karar vermiş.

Yaşlı kadın Beti’ye oğlunu anlatır

ve kendisi gibi bir kızının olmasını istediğinden bahsedermiş.

Bir gün oğlunu ve Beti’yi karşısına alıp

onlarla konuşmuş.

Artık çok yaşlandığını ve ölmeden önce

onların evlenmelerini istediğini anlatmış.

İkisi de buna çok sevinmiş ve hemen evlenmişler.

Birgün Batty ile Horus bir bebekleri olacağını öğrenmiş

ve mutlulukları daha da katlanmış.

Soğuk ve yağmurlu bir kış günü, gök gürültülerinin arasında

bu güzel çiftin çok güzel bir kız bebeği olmuş.

Güzel kahverengi gözleri,

gölün üstüne düşen yakamoz gibi parlıyormuş.

Bu güzel kız bebeğin ismini

Pery koymuşlar.

Tüm bunlar yaşanırken Peri Anne,

Batty ve Horus’u hep gizli gizli izlemekteymiş.

Onların mutluluğu,

doğan bu güzel bebekleri tüm periler alemini mutlu etmiş.

  • Uberna Cücü,

gelsin bu bebeğe perilerin gücü!

Anne ve babası bilmesede

Peri Annenin büyüsü ile

Pery artık yarı insan yarı peri olmuş.

Pery mutlu ailesinde hızla büyümüş. Çok güzel çok iyi kalpli bir genç kız olmuş.

Hayvanları da çok severmiş.

Bir gün ormanda oynarken yalnız bir kaplumbağa görmüş.

Onu sevmiş, beslemiş.

Artık eve gitmeliymiş ama

kaplumbağa yavaş adımlar ile hep Pery’nin peşindeymiş.

Onu alıp evine götürmüş.

Kaplumbağa Pery’nin en yakın dostu olmuş.

Adını Patu Patu koymuş.

Günlerden bir gün ailece göl kenarında piknik yapmaya gitmişler.

Pery ve Patu Patu oynarken birden bir ses duyulmuş:

  • Bebeğim

bebeğimi kaçırıyorlar. Yardım edin bebeğimi kaçırıyorlar.

Pery sese doğru baktığında birisinin kucağında bebek ile

ormana doğru koştuğunu görmüş.

Hemen o da peşlerinden koşmaya başlamış.

O sırada onları izleyen Peri Anne,

sihirli asasını Pery’e doğrultmuş:

Peri Pery, şimdi

Pery, birden periye dönüşmeye başlamış.

Ben Peri Pery

Tüm peri güçlerimi istiyorum

Patu Patu

Patu Patu’yla birlikte kötü adamın peşinden

ormanın içine girmişler.

Orman sanki kötü bir büyünün etkisinde gibiymiş.

Et yiyen dev bitkiler,

kocaman örümcekler,

zehirli dev mantarlar varmış.

Yollarına devam etmişler.

  • Bak Patu Patu!

Ağlama sesi şu taraftan geliyor.

Sık yapraklı bitkilerin arasında köhne bir ev varmış.

Kötü adam bebeği orada saklıyormuş.

Patu Patu büyük bir gürültüyle evin kapısını kırmış

Ama ortalıkta bebek yokmuş.

Kötü adam bebeği alıp kaçmayı başarmış.

O sırada evin içine yüzlerce örümcek girmeye başlamış.

  • Bunlarda ne böyle!

Uberna eriy, Tüm kötülükler kaybolsun!

Peri Pery’nin sihri ile örümcekler kaybolmuş.

Patu Patu havayı koklamış ve kötü adamın kokusunu almış.

Birlikte yola devam etmişler.

Epey gittikten sonra Patu Patu durmuş ve havayı koklamaya başlamış.

Kötü adamın kokusunu çok yakından hissediyormuş

ama ortalıkta kimseyi göremiyormuş.

Derken bebeğin ağlama sesini tekrar duymuşlar.

Peri Pery sese doğru uçmuş.

Bebek , ağaçların tepesinde

bir kuş yuvasında duruyormuş.

Tam onu alacağı sırada bebek bir canavara dönüşmüş.

Peri Pery bunun bir büyü olduğunu anlamış.

Canavarı orada öldürmüş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Optimized with PageSpeed Ninja