Fındık Kıran Balesi Masalı
5/5

Fındık Kıran Balesi Masalı oku

Çocukların severek okuyup dinleyecekleri Fındık Kıran Balesi Masalı şimdi okumaya hazır mısınız?

Uzak bir ülkede Stahlbaum ailesi yaşarmış. Kızlarının ismi Klara, oğullarının ismi ise Fritz’miş. Yılbaşından bir gece önce Klara çok heyecanlıymış.

Bir türlü uykusu gelmiyormuş. Büyük bir hevesle ertesi geceyi bekliyormuş. Saatler de ne kadar yavaşmış! Allah’ım dualarımı kabul et lütfen.

Yarın gece lapa lapa kar yağsın ve bana çok güzel bir yılbaşı hediyesi gelsin. Nihayet yılbaşı gecesi gelmiş.

Evin her tarafını ve tabi ki salonda duran kocaman çam ağacını süslemişler.

Klara sabah uyandığında gözlerine inanamamış.

Duası kabul olmuş ve o uyurken bütün gece lapa lapa kar yağmış.

Dışarısı bembeyaz olmuş.

İki kardeş pencereden bakıyor, yağan karı seyrederken amcalarının gelmesini bekliyorlarmış.

Bay Drosselmeyer amca nihayet yolun başında gözükmüş.

Elindeki koca torbanın hediye dolu olduğu uzaktan bile anlaşılıyormuş.

Geliyor, geliyor annecim! Drosselmeyer amca geliyor.

Hem de elinde kocaman bir torba ile.

Eminim hediyelerimiz bu torbanın içindedir.

Hadi hemen kapıyı açın.

Dışarısı çok soğuk, üşümüştür.

Çocuklar sevinçle karşılamışlar.

Hoşgeldin Drosselmeyer Amca.

Hoşgeldin Amca.

Hoş bulduk çocuklar.

Yaşlı adam hemen şöminenin yanına oturup ısınmaya koyulmuş.

Amcacım hediyemi hemen verebilir misin?

Çok heyecanlıyım, artık bekleyemiyorum.

Ben de, ben de! Hadi amca!

Ha ha ha…

Tamam tamam…

Açıyorum hemen.

Amcaları elindeki hediye torbasını açmış ve içindeki büyük güzel kutuyu Klara’ya, diğerini de Fritz’e vermiş.

Telaşla kutuyu açan Klara, içinden çıkan Fındıkkıran askeri görünce sevinçle çığlık atmış.

Aaaaaa… Bu benim aldığım en süper hediye!

Teşekkür ederim!

Beğenmene çok sevindim Klara.

Bu sırada Klara’yı izleyen Fritz hızlıca kendi hediyesini açmış.

Onun kutusundan da korsan kıyafetli kocaman siyah bir fare çıkmış.

Ama Fritz hediyesini hiç beğenmemiş.

Klara’nın aldığı hediyenin kendisine verilmesini istiyormuş.

Hırsından elindeki fareyi yere atmış ve Klara’nın da elinden Fındıkkıran’ı alıp duvara fırlatmış.

Kıskançlıktan gözleri dönmüş.

Fritz!!

Ben de Fındıkkıran isterim.

Bu fareyi hiç sevmedim.

Neden Klara’nın hediyesi benimkinden güzel ki!

Öyle deme Fritz, senin hediyen de çok güzel,

hem amcanın seni düşünüp sana bir hediye alması bile çok nazik bir davranış.

Kaba oluyorsun böyle yaparak…

Bana ne, bana ne!

Ben bu çirkin fareyi istemiyorum!

Fındıkkıran’ın düştüğü yere giden Klara bir de bakmış bir kolu kırık!

Canım askerim!

Ben seninle dans edecektim.

Yazık oldu, daha doyamadım bile seninle oynamaya.

Üzülme Klara, ben tamir ederim şimdi onu, eskisi kadar güzel olur hiç merak etme.

Drosselmeyer Amca hemen Fındıkkıran’ın kolunu yapıştırıp tamir etmiş.

Fritz bu yaptığın hiç hoş degil.

Elimde bir sürü asker daha vardı.

Sürprizi sana sonra yapacaktım.

Fakat bu hakkını maalesef kaybettin.

Fritz’in bu yaptıklarına hem üzülen hem de kızan amcası, asker dolu kutuyu bir dolaba saklamış.

Ama ama, Amcaaa…

Bu sana bir ders olsun!

Frtiz yaptıklarına pişman olup, üzüntü duysa da yapacak bir şey yokmuş.

Başı önde odasına gitmiş.

Saat 12’yi geçtikten sonra yatma vakitleri gelmiş.

Yılbaşı gecesi olduğu için bu kadar geç yatmaya izinleri varmış fakat artık gece sona ermiş.

Birbirlerine iyi seneler dileyip herkes odasına çekilmiş.

Klara Fındıkkıran’a sarılarak yatağına yatmış.

Yatağında mışıl mışıl uyurken aşağıdan bir tıkırtı duymuş.

Merak edip salona inmiş.

Aşağıda Fritz’e gelen fare gibi giyinmiş bir tabur korsan kıyafetli fare etrafta gezerek her yeri karıştırıyorlarmıs.

Klara, Klara nerdesin?

Aşağıya gelsene!

Klara, korsan farelerin kendisini aradıklarını anlamış ve çok korkmuş.

Fakat biraz düşününce, ufacık bir oyuncak fareden korkmasının gereksiz olduğunu fark etmiş.

Küçücük bir oyuncak, bana ne yapabilir ki…

Herhalde konuşarak anlaşabiliriz.

Fındıkkıran’ı merdivenin başına bırakmış ve aşağı inmiş.

Bir de ne görsün!

Ufak sandığı oyuncak fareler kendi boyundan bile daha uzunmuş.

Sadece oyuncaklar da değil, tüm eşyalar dev gibiymiş.

Etrafında hızlıca göz gezdirince, olup biteni hemen anlamış.

Meğerse, kendisi küçülmüş, mini minnacık olmuş!

Aman Allah’ım neler oluyor?

Ben niye böyle minnacık oldum?

Bu fareler beni yakalamadan hemen kaçmalıyım.

Fareler giderek Klaraya doğru yaklaşıyorlarmış.

Seni esir alıyoruz Klara.

Bizimle birlikte fareler kentine geleceksin.

Boşuna direnme, seni er ya da geç yakalayacağız!

Tam o sırada salondaki tüm oyuncaklar canlanmış.

Tanklar, toplar, askerler, tüm bebekler ve peluş hayvanlar Korsan farelere doğru harekete geşmişler.

Klara tek çareyi yılbaşı ağacının altındaki hediyelerin arkasına sığınmakta bulmuş.

Tıpkı diğer oyuncaklar gibi canlanan Fındıkkıran, merdivenlerden atlayarak korsan fareler ile savaşmaya başlamış.

O kadar cesurmuş ki!

Drosselmayer amcanın dolaba koydugu askerler de aşağı atlayıp Fındıkkıran’a desteğe gelmişler.

Korsan fareler bir anda neye uğradıklarını şaşırıp korkudan bu kadar kuvvetli savunma karsısında geri çekilmişler.

Canını seven kaçsın!

Bozguna uğradık! İmdaaaattt!!

Klara…Klara, artık çıkabilirsin, korsan fareler korkup kaçtılar… Biz kazandık.

Klara korkudan saklandığı hediyelerin arkasından çıkmış.

Herkes bu büyük zafer dolayısıyla mutluluk içindeymiş.

Çok korkmuştum Fındıkkıran, beni o korsan farelerden kurtardınız.

Çok teşekkür ederim.

Fındıkkıran bir anda çok yakışıklı bir askere dönüşmüş ve Klara’nın önünde eğilerek onu dansa davet etmiş.

Benimle Dans eder misin Klara?

Ahhh… Tabi memnuniyetle!

Başlamışlar dans etmeye…

Tam o sırada salona çok hoş bir müzik yayılmış.

Küçük peri kızları etrafa çiçekler atıyorlarmış.

Çiçekler meğer sihirliymiş ve Klara bir de bakmış artık üstünde bale kıyafeti,

ayaklarında da bale ayakkabıları var.

Klara artık bir Balerine dönüşmüş.

Sana hayran kaldım Klara.

Ne kadar güzel bale yapıyorsun…

Teşekkür ederim.

En büyük hayalim bir gün Balerin olmak.

Sence olabilir miyim?

Harika bir balerin olacağına eminim.

O zaman bu çalan melodinin adı Fındıkkıran balesi olsun.

Ne zaman duysan beni hatırla Klara.

Tüm diğer oyuncaklar buyulenmiş gibi onları seyrediyorlarmış.

Klara Fındıkkıran’la saatlerce bale yapmış.

Tek ayağının üstünde döne döne bütün salonda adeta uçuyormuş

ama birden bir ses duymuş.

Klara, Klara…

Hadi uyan artık kızım.

Çoktan sabah oldu.

Hım…Demek ki Fındıkkıran la beraber uyumuşsun.

Günaydın Annecim!

Ama keşke uyandırmasaydın, çok güzel bir rüya görüyordum…

Fındıkkıranla durmadan dans ediyorduk, balerin olmuştum!

Öyle mi?

Neyse artık o kadar danstan sonra yorulmuşsundur… Hihihi.

Haydi elini yüzünü yıka, kahvaltıya bekliyoruz.

Gerçekten eline Fındıkkıran’ı alıp başlamış onunla dans etmeye.

Kulağında hala o melodi varmış…

Sanki o rüya gerçekmiş.

Yakışıklı Fındıkkıran’ım benim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Optimized with PageSpeed Ninja